Sanatta Yeterlik Eser Metni Çalışmaları – Doctorate in Art – Thesis Text Development Studies
“Güven Verici ve Duruş Düzeltici Ortez/Protezler”
Önerilen çalışmalarda toplumsal rekabet durumlarında beden hareketlerinin önemi ele
alınmıştır. Zoraki rekabet durumlarında eşitliği sağlamak adına karşı strateji olarak beden dilinin
kodlarının deşifre edilerek herkesin kullanımına açılması önerilmektedir. Beden dili kodlarının bu
şekilde açık erişimli bir hale gelmesi, bu koda sahip olanların olmayanları suiistimal etmelerini
engelleyecektir. Beden dili kodlarının aparat haline getirilerek kullanıma açılması, bienalin temaları
dahilinde beden ve toplum ilişkisi, kendini koruma, karşı strateji geliştirme temalarıyla
ilişkilendirilmiştir. Önerilen çalışmada paslanmaz çelikten oluşan beş ayrı bir parça, beden ile olan
ilişkilerini belirten fotoğraflarla birlikte, tek bir bütün halinde sunulacaktır.
Sanayileşmeyle başlayan küreselleşme internet ile birlikte etki alanını genişletmiştir. Bu
genişlemenin amacı küreselleşmenin başta ekonomi alanı olmak üzere sanayileşmiş ülkelerin diğer
toplumlar üzerinde gerçekleştirdiği güç ilişkilerini arttırma arzusudur. Bu durum bireylerin yaşam
biçimlerini de doğrudan etkilemektedir. Güç ilişkileri söz konusu olduğunda iletişim bir çeşit yarışmaya
ya da çekişmeye dönüşmekte, kapitalist piyasa anlayışının bir gereği olarak rekabet insan ilişkilerine
yön vermektedir. Bu ilişkiler içerisinde kişisel satış gibi olgular etkin olurken bireysel ifade biçimleri
önem kazanmaktadır. Rekabet ortamında beden dilinin kodlarına sahip olmak stratejik bir önem
kazanmaktadır. Beden dili böyle bir anlayışla ele alındığında ise neredeyse bir çeşit eşitliğin bozulması
için gerekli olan puan getiriciye dönüşebilmektedir. Bireyin başarısının bir rekabetteki üstünlüğe
indirgenmesi bunun için de beden diline yüzeysel biçimde hâkim olma becerisinin kazandırılmasının
önemli hale gelmesi göz ardı edilmemelidir. Bu konuda For Dummies, Kişisel Gelişim Serisinin, Beden
Dili kitabının giriş kısmının son paragrafında geçen bir bölüm de ilginçtir, “Belirli jestleri ve hareketleri
yaparak kendinizde ve diğerlerinde birbirleriyle eşleşen ruh halleri yaratabilirsiniz. Jestlerinizi ve yüz
ifadelerinizi seçerek diğerlerinin sizi nasıl algıladığına karar verebilirsiniz. Kim bilir belki de olmak
istediğiniz kişi olursunuz.”1 Aynı kitapta geçen diğer bir cümle ile beden dilinin kodlarının bir kişinin
başka bir kişi üzerinde egemenlik kurma girişiminde nasıl araç haline gelebileceğini gösterir. Cümle
şöyle devam eder, “Beden dilini okumayı geliştirerek bedeninizin söylemek istediklerini nasıl ilettiğini
ve düşüncelerinizin ve duygularınızın jestlerinize ve ifadelerinize nasıl yansıdığının farkına vararak
insanlar arası iletişiminizde siz üstün olacaksınız.”2 Bu tarz kitaplar ve eğitimler elbette ki bireylerde öz
farkındalık yaratma ve onları daha mutlu bireyler haline getirme gibi iyi niyetli iddialarda
bulunmaktadırlar. Bunun yanında içinde bulunduğumuz çağın ruhu içerisinde tekrar
değerlendirildiğinde ise bu dilin kodlarına sahip kişilerin sahip olmayanlara karşı hegemonik bir
üstünlüğü doğmaktadır.
Beden dili kapsamında hegemonik üstünlük konusuna değinmek önerilen çalışmalarının
anlamına değinmek bakımından açıklayıcı olacaktır. Şöyle ki insan algısı olumsuz olanı daha kolay fark
edebilme eğilimindedir. İnsanlar tedirgin edici bir durum ile karşılaştıklarında bu durum ile aralarına
mesafe koymak ve böylece güvende hissetmek isterler. Olumlu durumların ise herhangi bir uyarıcı
potansiyel içermedikleri için engellenmeden kabul edilebilme olasılıkları daha yüksektir. Ayrıca insanlar
huzur ve denge arayışındadırlar. Bu sebeple insanların olumlu duygular uyandıran durumları huzurlu
hissetmelerinden dolayı algılamaya karşı doğal bir düşkünlükleri de vardır. Bundan dolayı insanlar
olumlu çağrışımlar uyandıran mesajları kabul etmeye ister istemez daha fazla yatkındırlar. Bu
nedenlerle tehdit uyarısına geçmemiş bir algı, farkında olmadan olumlu mesajlara geçiş izni verebilir.
Böyle bir beden dili hakkında bilgi sahibi olmak çift taraflı çalışan bir olgudur. Olağan şartlarda
kelimelerin arkasına gizlenen duygu ve düşünceler bedenin kendiliğinden gelişen tepkileri yüzünden
saklanamazlar. Kontrolsüz bir beden Afazi hastalarının Ronald Reagan’ın konuşmasının gerçek içeriğini
1Elizabeth Kuhnke, Beden Dili, Perihan Akbıyık (çev.) 3. Basım Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık, 2017, s.Giriş
2Elizabeth Kuhnke, Beden Dili, Perihan Akbıyık (çev.) 3. Basım Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık, 2017, s.2
çözebilmelerine benzer şekilde karşı tarafça bilmesi istenmeyen mesajları açığa vurabilir. Beden Dilinde
hangi jest ve mimiklerin olumsuz etki uyandırdığını bilen bir kişi bu hareketleri yapmadan ve olumlu
mesajlar taşıyan hareketleri bilinçli bir şekilde kullanarak iletişim gidişatına rahatlıkla yön verebilir. Bu
yolla kişi karşıdaki insana vermek istediği mesajı aktarırken, istemediklerini de kendisine saklayabilir.
Bilinçli kullanılan bir beden dili bu imkânı sağlar. Alıcı beden dili konusunda bilinçsiz ise farkına
varmadan, otomatik olarak mesajlardan etkilenecektir. İnsan türünün beden diline öncelik verme
eğilimden dolayı bu süreç iletişimi başlatan kişinin lehine ilerleyebilir.
Bu açıklamadan anlaşılacağı üzere insanlar arası ilişkilerdeki ikna ve anlaşma durumları her
zaman iyi niyetli ve kurallara uygun gerçekleşmemektedir. Beden dilinin kodlarının bilinmesi de her
zaman doğru kullanılacakları anlamına gelmemektedir. İnsan sözlü dil ile yalan söylerken bunu bedeni
ile de başarması çok zordur. Ancak günümüz şartlarında iyi eğitimle beden dilini doğru şekilde
kullanarak beden dili ile de yalan söylemek başarılabilmektedir. Önerilen projeyi oluşturan “Güven
Verici ve Duruş Düzeltici Ortez/Protezler” olarak adlandırılan çalışmalar ile birlikte bu kodlar
çözümlenerek açıklanmaya çalışılmaktadır.
Beden Dilini bedenin kendisinden ve dış görünümünden ayıramayız. Nasıl olunacağı ve
görünüleceğinin belirleyicisi, sistemin beklentilerine göre tasarlanmış bir başkasının dış görünüşü ve
hareket biçimleri olarak kabul edildiğinde, bu tasarının özelliklerine sahip olmayan (ya da olamayan)
bireyler toplumun dışında kalacaktır. Sistemin içerisinde kalabilmek bu şekilde bir çekişmeye
dönüştüğünde fiziksel özelliklere müdahale bireylerin kendilerini gerçekte olmadıkları gibi göstermeye
zorlanmaları noktasına varacaktır. Bu şekilde yazılı olmasa da anlaşmaya varılmış ortak davranış
şekillerinin varlığı, kendilerini kabul ettirmek isteyen bireylerin birbirlerine benzer şekilde
davranmalarına sebep olacaktır. Beden dili bu yolla kodlara dönüştürüldüğünde, bu kodlara göre
hareket etmek zorunda kalmak insanı doğal durumundan çıkartıp belirlenmiş standartlara sokma hali
olarak tanımlanacaktır. Sosyal manevra alanı fiziksel görünüşü belirleyen hareketlerle sınırlandığında
ise bu sınırları belirleyen kodları kırmak standartlaşmayı anlamsız kılmakla mümkün olabilir. Eğer bir
yerde standartlaşma varsa yeniden üretim de söz konusudur. Önerilen çalışmaların konusu
kapsamında üretilen çalışmalarda da bu kodlar görselleştirilerek bir anlamda sıradanlaştırılmaktadır.
Bir şekilde proteze dönüştürülmüş ve sanatsal yolla görselleştirilmiş bir kod sadece bilenine güç
kazandıran bir olgu olma özelliğini kaybedecektir. Standartlaşmayı anlamsız kılma savı bu şekilde
savunulmaktadır.
Özellikle çağımızda bir insanın görünür olduğu kadar var olabilmesi durumu, onu kendisini daha
fazla ön plana çıkmak zorunda bırakmaktadır. Beden dili kodlarının taşıdığı öz güven, güç, güvenilirlik
ve dışa dönüklük gibi değerler insanın ticari değerini yükselterek onu meta özne haline getirmek içindir.
Bununla birlikte, bireyleri içine girmek zorunda bırakıldıkları kalıpları ya da taktıkları maskeleri ne kadar
başarılı taşıdıklarına göre değerlendirmek yanıltıcı sonuçlar doğurabilir. İlk izlenim adı altında bir kişi
hakkında ilk 30 saniyede karar vermek, bu bilginin belirleyiciliğinde kişilerin kendilerini bu duruma göre
hazırlamaları, kişiler hakkında yanıltıcı kararlar vermeye ve ön yargılı davranmaya yol açabilir.
Kişisel gelişim konusuna dâhil olarak imaj yönetimi, etkili iletişim, halkla ilişkiler gibi alanlar
üzerine yapılan çalışmalar beden diline de yer ayırmaktadırlar. “Beden dili ile ilgili modern çalışmalar
ise bilimsel bir bakış ile 1960’lı yıllardan itibaren karşımıza çıkmaktadır.”3 Bu yapılan çalışmaların yine
1960’lı yıllara denk gelmesi tesadüf değildir. 1960’lı yıllar rekabetçi kapitalizmin yayılmaya başladığı
yıllardır. Rekabet ortamında öne çıkmak, bireyin kendisini iyi ifade edebilmesi ile ilintili olduğu için ve
ifade de beden ile doğrudan ilişkili olduğundan bedeni doğru kullanma gerekliliği anlaşılmıştır.
3Ozan İpek, Beden dili çalışmalarında unutulan bir eser: “Yüz İfadelerinin Tefsiri Hakkında Tecrübî Bir
Tektik”, Kitap Tanıtımı, Ana Dili Eğitimi Dergisi, 5(3), 2017, s. 487
Günümüzde artık politikacılar, diplomatlar, avukatlar, oyuncular ve üst düzey pozisyonlarda görevli
kişiler beden dili konusunda eğitim almaktadırlar. “Çoğu politikacı seçmenlerini söylediklerine
inandırabilmek için vücut dili yalancılığı konusunda uzmanlaşmıştır. Hatta bunu başarı ile yapan
poltikacıların ‘karizmatik’ olduğu söylenir.”4 Herhangi bir iş başvurusu, resmi görüşme, bir öğrencinin
sunumu, bir satış temsilcisinin satmak istediği ürünü tanıtması ya da karşı cinsten birisini etkilemek gibi
kişisel alanı ilgilendiren bir konuda bile karar alıcıları etkilemek üzere beden dili kullanılabilmektedir.
Eserler: Güven Verici ve Duruş Düzeltici Ortez/Protezler
Toplum hayatında insanların birbirleriyle iletişimleri esnasında dik durmayı, onlardan gözleri
kaçırmamayı, onlara gülümsemeyi, avuçların açık olmasını ve boynun eğilmemesini sağlayan çalışmalar
proje önerisi konusu olan protez niteliğinde üretilmiş eserlerdir. Bu anlam bütünlüğünün çerçevesini
kısaca belirlemek gerekirse toplum içinde insanlarla bir arada yaşamanın sebep olduğu sosyal baskının
manevi değer kayıpları olarak açıklanabilir.
Önerilen çalışmalarda birinci adımda anlam olarak doğrudan bir protezin gereği olan eksiklik
ve düzeltme durumunda beden dilinin kullanımındaki eksiklikler üzerinden ilerlemektedir. Proje önerisi
çalışmaları, protezin birincil anlamına başvurarak, bedeni destekleme ve bir eksikliği giderme
işlevinden anlam üretirler. Sanat eseri oldukları için işlevleri sadece anlam üretip bu anlamı
görselleştirmek ve tartışmaya açmakla sınırlıdır. Her bir protez bedene eklendiğinde, başarılı iletişim
kurmada istenilen beden duruşları sağlanmaktadır. Bu protezleri kullanan insanların iletişimdeki başarı
şansları artacaktır ve böylece kullanılan protez amacına ulaşmış olacaktır.
İletişim kurma isteği insan türüne ait, kalıtımsal yolla aktarılan bir eğilimdir. Beden dilini
kullanabilme becerisi de bir iletişim yöntemi olarak bireyler tarafından geliştirilmektedir. Buna karşın
insan türü başlangıçta beden dilini doğal yollarla doğrudan kullanabilirken bu beceri zamanla sözlü dil
(ana dil ya da yabancı dil kullanımı) ve sözlü dil ile gelişen düşünme alışkanlıkları gibi ögeler tarafından
gölgelendiği için herkes tarafından bilinçli kullanılamaz duruma düşmüştür. Kapitalist sistemin
rekabetçi koşullarında ise gündelik hayatta gerekli olmayacak beceriler geliştirmek gerekmektedir. Bu
sistem içerisinde üretim ilişkileri, dolayısıyla alıcı-tüketici gibi sıfatlar bireyleri tanımlamak için önem
kazanmaktadır. Tüketici davranışlarını tanımlayarak bu davranışlar üzerinden algı yönetimi yapabilmeyi
ve bu bilgileri günlük hayatın her alanına yaymayı bu bağlamda ele alabiliriz. Söz gelimi konuşurken ses
tonunu bu bilgilere göre ayarlamak, çalışma alanlarını (satış bölümleri ve ofisler) alıcıları etkileyecek
şekilde düzenlemek, kılık kıyafet seçimi, kıyafetlerin yanında günlük kullanımdaki akıllı telefon ya da
saat gibi araç ve eşyalarda marka seçimi ve bu seçimler üzerinden mesaj vermek bahsi geçen bilgilere
örnek gösterilebilir. Bütün bu örneklere bakılarak kapitalist sistemin rekabetçi koşullarının bireyleri
nasıl şekillendirdiği konusunda fikir sahibi olunabilir. Bu koşullarda beden dilinin etkisi de yeniden
keşfedilmiştir. Günümüzde bu dilin bilgisine sahip olmak dili kullanabilen lehine bir kazanım yaratırken
beden dilini kullanmayı bilmeyenler aleyhine bir eksiklik yaratacaktır. Proje önerisi kapsamında üretilen
çalışmalar da konu olarak günümüz şartlarında bu dengesizlikten doğan, doğal olmayan ihtiyaçlarla
ilişkilendirilmiştir. Tüketim kültürü sayesinde gereksinim olarak dayatılan durumlar sanatsal üretim
protezler ile görünür kılınmaya çalışılmaktadır.
Beden Dili ile ilgili çalışmaların değişen zaman ve dönüşen toplum yapısıyla her dönemde
güncelliğini koruduğu görülmektedir. Bu çalışmaların bilgilerinden Rönesans Döneminde sanatçıların
figürdeki görsel etkileri arttırmak için yararlanmalarının yanısıra tiyatro gibi alanlarda da faydalanıldığı
görülmektedir. Charles Darwin’in 1872’de yazdığı “İnsanda ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi” isimli
4Allan Pease, Beden Dili Karşıdakinin Davranışlarından Düşüncelerini Anlamanın Yolu, Yeşim Özben (çev. ) 2.
Basım İstanbul: Rota Yayınları, Temmuz 1997. s.20
çalışması yirminci yüzyıl öncesinde beden dili üzerine yapılmış en etkili çalışmalardan birisidir.
Günümüzde küreselleşme ve kitle iletişim araçları sayesinde beden dili çalışmaları da bu yolla hızlı bir
şekilde, eş zamanlı olarak artmıştır. Bu gelişmelerle birlikte popüler kültür ve tüketim kültürünün
içerisine yedirilmiştir. Bu bakış açısıyla beden dili ile ilgili çalışmalar derinine inmeden kişisel gelişim üst
başlığı altında ele alınmaktadır. Beden dilinin proje önerisine konu olarak seçilmesinin nedeni tüketim
kültürünün insan ilişkilerindeki yozlaşmaya etkisi ve bu yozlaşma sebebiyle ortaya çıkan bozulmanın
neden olduğu sosyal eksikliğin sanatsal protezler ile giderilmeye çalışılmasıdır.
Bu çalışmalar ile toplum içinde insanların dış görünüşler üzerinden, onları kabul gören ya da
görmeyen kişiler yapan duruşlar, sanatsal ortez/protezler ile görselleştirilerek sosyal alanda doğru
iletişim durumu sorguya açılmaktadır.
Sanat yapıtı ile bedene eklenen her bir ortez/protez ile beden dilinin kodları
görselleştirilmektedir. Protezin kullanım gerekçesi olan eksiklik durumuna karşı burada doğru iletişim
eksikliğine cevap verilmektedir. Bu aparatlar ile birtakım duruşlar sergilendiğinde insanların başarı ve
kabul görme şansları arttırılabiliyorsa bu ortez/protezlerin kullanımı ile birlikte, istenilen özelliklere
sahip olmayan insanların diğerleriyle rekabet etme şansları doğacaktır. Bir bireyin sosyal alanda başarılı
kabul edilmesi için gerekli olacak doğru beden duruşunun, sanatsal protez ile somut bir şekilde ortaya
konulmasıyla başarıya ulaşmanın önündeki engeller aşılmış olacaktır.
Günümüzde beden dili ve buna benzer becerilerin eksikliği toplumsal hareket alanında
engellerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Metnin konusu dâhilinde üretilen protezler bu sorunu
tartışmaya açmaktadır.
Sosyal eksiklikler toplum içerisinde kişiye özgü olarak gerçekleştiği için her protez kullanıcısının
ihtiyaçlarına ve beden ölçülerine göre tasarlanmaktadır. Bu sebeple, proje önerisi için üretilmiş
protezlerin ölçüleri sadece sanatçının bedenine uygundur. Bununla birlikte amaca uygun üretilmiş bir
protez, başka birinin sorununa cevap verdiği noktada o bireyin bedenine uyumlu olacak şekilde yeniden
üretilerek çoğaltılabilir.
Çalışmalarda malzeme olarak paslanmaz çelik kullanılmıştır. Paslanmaz çeliğin seçilme nedeni
tıbbi gereçlerde kullanılan malzeme olmasıdır. Malzemenin sert oluşu, bilinçaltı ya da duygulara izin
vermeden bedeni kalıba sokar ve kontrol altında tutulmasını sağlar.
İletişim, insanlar arası duygu ve düşüncelerin aktarım yöntemleridir. İletişimi başlatan kişi
kendisini anlatmak ister. Proje önerisi kapsamındaki çalışmaların amaçları bağlamında iletişim; iletişimi
başlatan kişinin talepte bulunması durumu olarak ele alınmaktadır. Bu taleplerin karşılanabilme
olasılığının arttırılmasında etkili olan unsurlar sonucu belirlemektedir. Bu çalışmalarda iletişim kuracak
kişilerin iletişime hazır oldukları varsayılmaktadır. İletişimi başlatacak kişi olarak sanatçı iletişimin
etkisini arttıracak beden dili kodlarını forma dönüştürülmüş protezlerle mesajının etkisini
arttırmaktadır. İletişim esnasında beden dili etkin olarak kullanılması için beden dilinin bir bütün
halinde ele alınması gerekliliği göz ardı edilmemelidir. Burada güven duygusunu ileten, dürüstlük
pekiştiren 5 duruş seçilmiştir. Bu duruşlar bireyin iç dengesinin sarsılmazlığını ve güçlü olduğu mesajını
iletirler. Baş eğdirmeyici, Açık Eller (Dürüstlük Pekiştirici), Dik Duruş (Postür Hizalayıcı),Gülümsetici (Pan
Am Gülümseticisi) ve Gözleri Kaçırmamak (Odaklatıcı) isimli protezler kullanıldıklarında bedeni hizaya
sokarak özgüven sahibi olunduğu izlenimi vermektedirler.
Çalışmalar beden üzerinde ve iletilmesi istenen mesajları görselleştirerek ileten protezlerin
fotoğraflanmış halleri ile birlikte sergilenecektir. Çalışmalar ahşap ayaklarla desteklenen kontraplak
masa üzerinde sergilenecektir. Sergilenmede kullanılacak ek bir unsurun kendi referansının
çalışmaların konusunun önüne geçmemesi için ham bir malzeme olan kontraplak seçilmiştir. Bedenin
ön plana çıkartıldığı bir sunum yöntemi olan performans sanatına başvurulmayacaktır. Burada seçilmiş
mimik ve jestler kültürden kültüre değişmeyen evrensel beden hareketleridir. Bu jestler işaret dili ya
da sembolik anlamlar taşıyan bilinçli olarak yapılmış hareketler değildir, çoğunlukla içgüdüsel olarak
kendiliğinden ortaya çıkarlar.
- Baş Eğdirmeyici
Güçlü görünmek, karşıdaki bireyde güven duygusu uyandıran en birincil olgulardan birisidir.
“Güç aslında başla ilgili bir şeydir ve güç sahibi insanlar, farkında olsalar da olmasalar da başlarını
üstünlüklerini pekiştiren bir şekilde tutarlar. Başın belirli pozisyonları, elinizde tuttuğunuz güce karşılık
gelir.”5 Baş eğmenin, boyun eğmenin birincil anlamı olan fiziksel karşılığının yanında itaatkârlığı iletmek
gibi bir anlamı davardır. Bu durum ise eğer amaç uysal görünmek değilse kişinin fikirlerini
savunamaması ve karşıdakinin üstünlüğünü baştan kabul etmesi gibi zayıflık belirtilerini gösterir.
Toplumsal hiyerarşinin getirdiği kurallara uyulması gereken durumlarda, üst konumda olan kişileri
kışkırtmadığı sürece başın eğik hale gelmesi kişi hakkında edilgen bir izlenim uyandıracaktır. Kevin
Hogan’a göre; “İnsanlar çok çeşitli davranışlarla statüleri konusunda mesajlar verirler. İlki ve en
önemlisi, daha yüksek statü yansıtmak için yüksekliği artırmaktır. …Sırtınız dik, omuzlarınız geride ve
başınız kalkık durduğunuzda, boyunuz uzar; bazı durumlarda bu fark birkaç santime kadar ulaşabilir.”6
5Allan Pease, Beden Dili Karşıdakinin Davranışlarından Düşüncelerini Anlamanın Yolu, Yeşim Özben (çev. ) 2.
Basım İstanbul: Rota Yayınları, Temmuz 1997. s.47
6Kevin Hogan, 3 Saniyede Karşınızdaki İnsanı Nasıl Anlarsınız, 1. Baskı. İstanbul: Yakamoz Yayınları, Nisan 2008.
s.106 - Açık Eller (Dürüstlük Pekiştirici)
Kolları kavuşturma ya da otururken genelde sağ bacak sol bacağın üzerine atılacak şekilde,
bacak bacak üzerine atma hareketleri Dik Duruş (Postür Hizalayıcı)başlığında da değinileceği üzere
bedenin merkezini kapatmak için yapılan engelleme hareketleridir. Kapanma şeklindeki bu tarz
hareketler kişinin güvensiz hissettiğini açığa çıkartırlar. Kapalı bir el de birçok anlama gelebilir. Özellikle
yumruk şeklinde sıkılmış bir el saldırgan çağrışımlar uyandırabilir. Tehdit edici etkisinden dolayı yumruk
şeklinde bir el karşıdaki insanda kendisini daha fazla savunması gerektiği duygusunu uyandırır. Aynı
zaman da kişinin anlatılmak istenilen fikre karşı kendisini kapatarak direnmesi sonucunu doğurur. İnsan
karşısındaki kişiyi doğru söylediğine inandırmak istediğinde, tavrını avuç içlerini göstererek desteklerse
daha inandırıcı olur. Bu durumun kökeni ilkel çağlardaki taşlı saldırılara dayanır. Açık avuçlar içerisinde
bir şey saklanmadığını da göstermek samimiyeti arttıracaktır. Bu şekilde karşıdaki kişi ile ilgilenildiği ve
onunla iletişime açık olunduğu etkisi de yaratılır.
Dürüstlük Pekiştirici isimli çalışma, bel kısmına takılan kemer benzeri bir parça ve bu parçadan
destek alan bilek ve el kısımlarını destekleyen uzantılardan oluşmaktadır. Dürüstlük Pekiştirici Protez
giyildiğinde el kısımlarını oluşturan birimler avuçları açık ve karşıya dönük şekilde durmaya
zorlamaktadır. Böyle bir protez ile birlikte kelimelerle ifade edilen her mesaj dürüstlük anlamı taşıyan
bir beden dili koduyla desteklenerek etkisi arttıracaktır. - Dik Duruş (Postür Hizalayıcı)
Bedenin duruşu ve bu duruşla ilişkili olarak eller ve kolların konumlanışı, kişinin kendisini
güvende hissetme ve tedirginlik düzeyi ile alakalıdır. Kişi kendisini tehlikede hissettiği ölçüde,
karşısındaki ya da çevresindeki insanlarla arasına engel koyarak savunma durumuna geçer. Bu engel
herhangi bir destek nesnesine ulaşılamadığı durumlarda kapalı ya da kavuşmuş halde konumlandırılan
kollarla sağlanır. Modern toplumda kişinin fiziksel bir tehditle karşılaşma olasılığı normal şartlarda
düşüktür. Günümüzde, doğrudan bir tehlike olmasa bile tedirginlik durumunda aynı jestler açığa
çıkmaktadır. Bu durumdan kaynaklı kolların konumlandırılışı üzerinden farklı anlamlara gelen birçok
jest vardır. Ayrıca bu jestlerde anlamı aynı kalan fakat kültürden kültüre de değişebilen ayrıntısal
farklılıklar vardır. Bununla birlikte insanın merkezini açık tutarak dik bir şekilde durmasının verdiği
mesaj açıktır. Genel olarak söylenebilir ki güvende hisseden insan kollarını serbest bırakır ve kalbi
barındıran göğüs kafesi ve karın boşluğunu kapalı tutmaya gerek duymaz. Böyle bir duruş gizlenecek
bir şey olmadığını ortaya koyar.
Ayakta duruş şekli kişinin iç dünyası hakkında fikirler verir. Kişi, bel veya göğüs kemiklerini
eğmeden durduğunda kendisini güvende hissettiği duygusunu yansıtmaktadır. Kambursuz bir dik duruş
ile omuzlar da aşağıya sarkmayacaktır. Böyle dik bir duruş ile beden merkezi de içine kapanmaz.
Saklayacak bir şeyi olmayan insan, merkezini açık tutarak karşıdaki insana güvenilirliğinin teminatını
verir. Açık merkez, açık avuçlar ile aynı anlama gelir ama avuçlardan daha fazla çağrışımı vardır.
Özellikle göğüs ve karın gibi zayıf noktalarını açıkta bırakan bir insan korkacak bir şeyi olmadığı hissini
yansıtarak güvende ve güçlü hissettiği işaretini verir. Düşmüş omuzlar ise hayal kırıklığı ve düşük hayat
enerjisi duygusunu ortaya koyar.
Postür Hizalayıcı isimli, duruş düzeltici protez giyildiğinde bedenin tors kısmı dik durmaya
zorlanmaktadır. Çalışmanın ön tarafı karın kısmını düz tutarken, üst göğüs bölgesine baskı yapan
uzantılar ile birlikte ön omuz kısımlarını dışarıya açılmak zorunda bırakmaktadır. Koltuk altı bölgesine
gelen kısımlar, kolları alttan destekleyerek omuzları sarkmasına engel olmaktadır. Bu şekilde durmaya
zorlanmış bir üst beden ister istemez dik ve merkezi açık bir duruş biçimi kazanacaktır. - Gülümsetici (Pan Am Gülümseticisi)
“Yüz ifadesinin başka birini çekme gücü o kadar büyüktür ki karşınızdaki kişiyi manipüle etmek
veya etki altında bırakmak için kullanılabilir.”7 Yüz ile yapılan jestler korku, şaşırma, öfke, tiksinme,
üzüntü ve acı gibi temel duyguları açığa vurabilmektedir. Bunların dışında sadece mutluluğun dışa
vurumu alıcılar üzerinde olumlu bir etki bırakır. Ayrıca gülümsemek öğretilmiş bir duygu değildir.
Gülümsemek bir refleks halinde doğuştan gelen bir tepki çeşididir. Mutluluk ise gülümseme ile
gösterilebilir. Bu anlamda gülümseme kültürel farklılıkları aşabilen bir unsurdur.
Genel olarak insandan beklenen olumlu bir ifade yansıtması olduğu için gerçek iç dünyası çok
farklı bile olsa gülümsemesinin talep edildiği zorunlu durumlar olabilir. Çalışma, ismini Pan Amerikan
Havayolları Hosteslerinin gülmek zorunda kaldıklarında sergiledikleri yapay gülümsemeden almaktadır.
Bu yapay gülümseme kısaltma ile Pan Am Gülümsemesi şeklinde psikoloji kaynaklarına geçmiştir.
Çalışmada hareket ettirildiğinde ağza gülümseme görünümünü veren zigomatik major ve
minor kasları oynatan basit bir mekanizma tasarlanmıştır. Dudak kenarlarına takılan gem benzeri
kancalar çelik iplere bağlıdır. Bu ipler gerektiğinde el ile kontrol edilmekte ve çekildiklerinde dudakları
gülümseme şeklinde kıvrılmaya zorlamaktadırlar. Bu protez sayesinde gülmek zorunda olunduğu fakat
ruhsal durumun gülmeye izin vermediği durumlarda bile gülümseme gerçekleştirilebilecektir.
7Kevin Hogan, 3 Saniyede Karşınızdaki İnsanı Nasıl Anlarsınız, 1. Baskı. İstanbul: Yakamoz Yayınları, Nisan 2008
s.61 - Gözleri Kaçırmamak ( Odaklatıcı )
Göz teması sağlayıp bunu sürdürme becerisi, teması kuran kişinin kendine güvendiği
duygusunu verir, gözleri iletişim kurulan insandan kaçırmak ise kişiyiçekingen ve itaatkar gösterecektir.
Ayrıca, iletişim kurulan kişi ciddiye alındığını bilmek için dikkatin kendisi üzerinde yoğunlaştığını görmek
isteyecektir. Bu sebeple göz teması kurulması sağlıklı iletişim için önemlidir. “Yüz ifadesinde yalanı ele
veren en önemli ipucu, kişinin gözlerini sık sık konuştuğu kişiden kaçırmasıdır.”8 Mesajiletilen kişinin
mesajının doğruluğunun sorgulanmaması için bakışlarına dikkat etmesi ve gözlerini kaçırmaması
gerekmektedir. Gözle ilgili ve görmek üzerinden anlam kazanan bu çalışmada, yine görme eylemine
yardımcı olan gözlük formu kullanılmıştır. Gözlük üzerinde batma endişesi uyandıran dikenler gözlerin
yana kaymasına engel olacak ve gözleri daima ileri doğru bakar vaziyette tutacaktır. Böylece Odaklatıcı
Gözlük protezi takıldığı takdirde baş, iletişim kurulacak kişiye yöneltilecek ve gözler o kişiden başka
yöne bakamayacaktır.
8Psikolog Dr Zuhal Baltaş ve Psikolog Dr. Acar Baltaş, Bedenin Dili, 11.Basım İstanbul: Remzi Kitapevi, 1996,
s.145
















